<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Makaleler &#8211; Kocaeli Psikoloji</title>
	<atom:link href="https://www.kocaelipsikoloji.com/kategori/makaleler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kocaelipsikoloji.com</link>
	<description>Çocuk Ergen Yetişkin Aile</description>
	<lastBuildDate>Fri, 07 Jan 2022 10:36:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.8.3</generator>
	<item>
		<title>Sanatla Terapi</title>
		<link>https://www.kocaelipsikoloji.com/sanatla-terapi/</link>
					<comments>https://www.kocaelipsikoloji.com/sanatla-terapi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kp41]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Oct 2021 11:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[izmit psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[sanatla terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kocaelipsikoloji.com/?p=2829</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeme bozuklukları anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, pika, geri çıkarma, kısıtlı yiyecek alımı, seçici yeme, yemek zamanında uygunsuz davranışlar gibi çeşitli biçimlerde ortaya çıkan biyopsikososyal sorunlardır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/sanatla-terapi/">Sanatla Terapi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Sanat kendini ifade etmenin, duyusal gelişmenin, insan olmanın en önemli aracıdır. Sevgili hocam Eracar’ın dediği gibi “Sanat hınzır ve utangaç bir dışavurumdur (Eracar, 2013)”</p>
<p>Sanatsal yaratıcı süreç, imgelerle düşünmeyi içine alır. İnsan algılarının doğal gereği olarak imgeler sanatçının zihninde, başlıca dış dünya yoluyla meydana gelir. Sanat ögeleri duyu ve duyumlar, algı, duygular, imge ve imgelem, simgeler ve mecazlardan oluşur (San, 2008).</p>
<p>İnsanlık tarihinde, sözel iletişimden daha önce, işaretler, semboller ve imgelerle anlaşma çabasının olduğu bilinmektedir. Bu yolla kendini ifade eden insan, o zamandan sanat unsurlarını kullanmaya başlamıştır denilebilir. Günümüzde de insanlar sanat ve yaratıcılık alanının olanaklarını, kendilerini ifade etme, içsel çatışmalarını çözebilme ve çocukluk dönemiyle yetişkinlik arasındaki bağlantıların farkına vararak davranışlarının kaynağına inebilme, bu yolla edindikleri iç görüyle kendilerini yeniden yapılandırma amaçlarını gerçekleştirmek için kullanmaktadır. Bu süreç, bir sanat terapisti eşliğinde,  bireysel ya da grupla bir keşif yolculuğuna çıkmak gibidir. Kişiler, yaşamlarını hangi bilinçlilik düzeyinde yaşadıklarını görmek ve yeniden karar almak için bu çalışmaya katılırlar. Sanat, yaratıcı süreçle ortaya konan sembollerle sanatçının içsel yaşamının dışavurumudur. Terapi süreci de bireyin içsel yolculuğunun dışa vurulmasıdır.</p>
<p>Amerikan Sanat Terapisi Derneği sanat terapisini; her yaştan bireylerin zihinsel, fiziksel ve duygusal varlıklarını iyileştirmek ve geliştirmek amacıyla sanat yapmanın yaratıcı sürecini kullanan bir ruh sağlığı mesleği olarak tanımlamaktadır.(American Art Therapy Association (AATA).</p>
<p>Winnicott (1971) hayatın yaşanmaya değer olduğunu hissediren şeyin yaratıcı kavrayış olduğunu vurgular. Yaratıcı kavrayışın karşısında ise dış dünyaya boyun eğme vardır ve bu kişide hoşnutsuzluk ve anlamsızlık yaratır. Çoğu insan bu hoşnutsuzluk içerisinde başkalarına uyarak yaşamını sürdürür. Sanatla terapi uygulamalarında insan içsel olanı dışa vururken geçtiği yaratıcılık sürecinde ürettiği ve ürettiklerinden çıkarsadığı için yaşamı hisseder. Birey bu süreçte yaratıcılığını boğan dış faktörleri fark eder, dış gerçekliğe yaklaşımı değişir ve kendini daha iyi ifade edebilir hale gelir.</p>
<p>Winnicott’a göre her bireyin sadece kendi algıladığı dış gerçekliğin yer aldığı bir “üçüncü alan” vardır. Yaşantıların anlamlandırıldığı, biriktirildiği, bütünleştirildiği özel bir alan (Eracar, Kaynama Noktası Projesi). Sanatla terapide üçüncü alan yaratıcı süreci somutlaştırır. Bu süreçte birey renkleri, müzikleri, şekilleri, çamuru, resimleri, fotoğrafları, eylemleri tasarlayıp yeni şeyler üretirken içte olanları sanat yoluyla simgeleştirerek dışa çıkarır. Simgeler üzerinde düşünerek ve konuşarak içe doğru bir bakış kazanır, yani kendini, “ben”ini fark eder.</p>
<p>Sanatla terapide birleşen tedavi edici ve yaratıcı süreçle bireyler yaratıcı bir tarzda yaşamayla yaşam arasında ilişki kurabilirler ve hayatın gerçek ve yaşanabilir olduğu duygusuna yaratarak ulaşabilirler. Sözün ağırlık kazandığı terapi süreçleri bazen bireyin içsel dünyasını açığa çıkartamaz, birey bilinçli olarak direnç gösterir, bazen de birey doğrudan içini açmak istemez. İç yaşantılarımız sözlerle tam olarak ifade edilemediğinde zihnimizde varolan imgeleri sanatsal yaratma sürecinde sembollere dönüştürerek daha anlamlı hale getirebiliriz. Ortaya çıkan semboller üzerine sözel yordamalarla içsel yaşantılara ulaşabiliriz.</p>
<p>Sanatla terapide terapistin, ortaya çıkan şeylerin sahibince anlamlandırılmasına, fark edilmesine, anlaşılmasına, kabullenilmesine yardımcı olması esasdır, yoksa ortaya çıkan şey’in doğruluğu, yanlışlığı, güzelliği çirkinliği söz konusu değildir, yaratma sürecinde ortaya çıkanlara getirilen yorum önemlidir. Sanatsal yaratma süreciyle terapide bireyin ortaya çıkardığı semboller üzerine kendisinin ne yorum getirdiği bu nedenle önemlidir, ne söylüyor ve anlatıyorsa kendi içsel yaşantısına kendi yaşamına gönderme yapacak, kendi yaşamından anlamlar paylaşacaktır, başka türlü terapist tarafından yorumlanmaz. Böylece süreci yaşayan, kendisi, bu üçüncü alanın olanak verdiği sembolleştirme sayesinde içgörü kazanacaktır.</p>
<p>Sanat enstrümanlarıyla yaratma sürecinde insan söylediği şarkının, kullandığıboyaların, taşların, kağıtların, nesnelerin ruhuna iyi geldiğini duyumsar, bu ruha iyi gelme insanın nesneden özneoluşa geçişidiraslında ve sanatla yaratıcılığın ortaya çıkmasıyla iyileştirir kendini. İşte nesne oluşdan özneoluşa geçerken yaşanan bu süreç söylenenüçüncü alandır ve bu alanda duyumsadıkları, kişinin “ben”in farkına varmasını sağlar, sanatla simgeleştirme ile aslında kendi ben’ini görür. Ben’i görmek, farketmek ise özne olmaya giden yolda ilerlemeyi sağlar. Kelimelerin kifayetsiz olduğu yerde sanatla terapi içtekini sembollerle dışa çıkarır.</p>
<p>Sanatla Terapi  dans, resim, heykel, hareket, müzik, şiir, masal, fotoğraf, yazı ve öykü gibi birçok farklı alanı içinde barındırır. Aynı zamanda, kişinin özünü, kim olduğunu anlamasına yardımcı olan bir kişisel gelişim yolculuğudur. İçsel ve dışsal bir değişim yolculuğu olan Sanatla Terapi, sanat materyalleri aracılığıyla kişinin kendisini ifade ettiği ve yaratıcılığını geliştirdiği bir yöntemdir. Sanatla terapi insanın sözel olarak ifade edemediklerini, içtekini dışa yansıtan ve yaratıcılık süreçlerini kullanan bir içe bakış yolculuğudur.</p>
<p>Dr. Fatma Akfırat</p>
<p><a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/uzmanlarimiz/dr-fatma-onalan-akfirat/">Psikoterapist</a>/Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Eğitimi Eğitmeni</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar</p>
<p>Eracar, N. (2013). <em>S</em><em>ö</em><em>zden</em><em>Ö</em><em>te Sanatta Terapi ve Yarat</em><em>ı</em><em>c</em><em>ı</em><em>l</em><em>ı</em><em>k,</em> İstanbul: 3P Yayınları</p>
<p>San, İ. (2008).<em>Sanat ve eğitim,</em> Ankara, Ütopya Yayınevi.</p>
<p>Winnicott, D.W.(1971). <em>Oyun ve gerçeklik.</em> Çev. Tuncay Birkan, 1997 Metis Yayınları, İstanbul</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kocaeli Psikoloji’de,</p>
<ul>
<li><a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/bireysel-terapi/">Bireysel</a>,</li>
<li><a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/aile-ve-cift-terapi/">Çift</a>,</li>
<li>Aile,</li>
<li>Çocuk,</li>
<li><a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/cocuk-ve-ergen-terapisi/">Ergen</a></li>
<li>Özel eğitime gereksinimi olan bireylerin eğitim ve <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/terapi-teknikleri/">terapisinde</a>,</li>
<li>Grup çalışmalarında,</li>
</ul>
<p>Kişisel yolculuğuna çıkmak iste</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/sanatla-terapi/">Sanatla Terapi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kocaelipsikoloji.com/sanatla-terapi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyun Terapisi Nedir?</title>
		<link>https://www.kocaelipsikoloji.com/oyun-terapisi-nedir/</link>
					<comments>https://www.kocaelipsikoloji.com/oyun-terapisi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kp41]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Oct 2021 11:45:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[izmit psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[oyun terapisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kocaelipsikoloji.com/?p=2826</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeme bozuklukları anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, pika, geri çıkarma, kısıtlı yiyecek alımı, seçici yeme, yemek zamanında uygunsuz davranışlar gibi çeşitli biçimlerde ortaya çıkan biyopsikososyal sorunlardır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/oyun-terapisi-nedir/">Oyun Terapisi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Yetişkinler için psikoterapi kavramı ne ise çocuklar için de oyun terapisi odur. Yetişkin terapilerinde olduğu gibi oyun terapisinde de psikolojik iyilik haline ulaşmak için çalışılır. 2-12 yaş çocuklar için uygundur. <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/cocuk-ve-ergen-terapisi/">Çocuklar</a> duygu ve düşüncelerini sözcüklerle yeterli ölçüde henüz ifade edemedikleri için ve soyut konuları somutlaştırmaya ihtiyaç duydukları için terapi aracı olarak oyuncaklar, şekil alan malzemeler, kum vs. kullanılır.</p>
<p>Oyun terapisi sürecinde çocuk geçmişte ya da bugün içsel olarak yaşadığı zorluk ve sıkıntıları terapistin yardımıyla dışa vurur. Çocuk sorunla ilgili anlayış geliştirdikçe rahatlar, bakış açısını değiştirebilir, ilişkilerini yeniden düzenleyebilir, olumsuz davranışları olumluyla yer değiştirebilir. Çocuğun yaşadığı bir travmatik durum ise, bu durumu yeniden canlandırarak kendisini onarır ve güçlendirir.</p>
<p>Hangi durumlara yardımcı olur:</p>
<ul>
<li>Duygularını uygun yollarla ifade edebilmesine</li>
<li>Problem çözme becerilerinin gelişmesine</li>
<li>Travma sonrası stres bozukluğu</li>
<li>Korku, kızgınlık, <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/korkular/">kaygı</a> gibi durumlar normalin üstünde yaşandığında</li>
<li>Sosyal içe kapanıklık ve ilişki kuramama</li>
<li><a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/aile-danismanligi/">Boşanmaya</a> uyum</li>
<li>Ayrılıklara ve yeni bir çevreye girmeye aşırı tepki verme</li>
<li>Sebebi anlaşılamayan baş, karın ağrısı</li>
</ul>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/oyun-terapisi-nedir/">Oyun Terapisi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kocaelipsikoloji.com/oyun-terapisi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeme Bozuklukları</title>
		<link>https://www.kocaelipsikoloji.com/yeme-bozukluklari/</link>
					<comments>https://www.kocaelipsikoloji.com/yeme-bozukluklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kp41]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2021 16:36:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[izmit psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[yeme bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kocaelipsikoloji.com/?p=2523</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeme bozuklukları anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, pika, geri çıkarma, kısıtlı yiyecek alımı, seçici yeme, yemek zamanında uygunsuz davranışlar gibi çeşitli biçimlerde ortaya çıkan biyopsikososyal sorunlardır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/yeme-bozukluklari/">Yeme Bozuklukları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Yeme bozuklukları anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, pika, geri çıkarma, kısıtlı yiyecek alımı, seçici yeme, yemek zamanında uygunsuz davranışlar gibi çeşitli biçimlerde ortaya çıkan biyopsikososyal sorunlardır.Ciddi fiziksel ve psikolojik sorunları doğurma olasılığı nedeniyle yeme bozukluklarının tanı ve tedavisi büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Bebek ve küçük çocukların %15-35’inde beslenme sorunları olduğu bilinmektedir. Çoğu çocukta bu sorunlar hafif ve geçici olsa da bazı çocuklarda süreklilik gösterebilir. Uzun süren yeme problemleri fiziksel ve zihinsel gelişimde geriliklere yol açabilmektedir.</p>
<p>Bebek ve küçük çocuklar besin ihtiyaçlarının karşılanması açısından bakım verene bağımlıdır. Çocuk ve ebeveyn birbirlerinin beklentilerini karşılayamadıklarında beslenme ilişkisi haz verici olmaktan uzaklaşır, gergin ve çatışmalı hale gelir. Çocuğun sütten kesilmesiyle birlikte ebeveynin tutumları çocuğun beslenme alışkanlıkları ve beslenme sorunlarında temel rol oynar. Özellikle otoriter, aşırı disiplinli, cezalandırıcı aile tutumu çocuğun yeme düzeylerini etkileyebilmektedir. Beslenme bozukluğu olan çocuklarda anksiyete, depresyon, bedensel yakınmalar ve saldırgan davranışların oldukça fazla gözlemlendiği bilinmektedir.</p>
<p>Yeme bozuklukları kadınlarda 5-10 kat daha fazla ortaya çıkmaktadır. Özellikle son yıllarda artan bir şekilde, ergenlik dönemine giriş ile birlikte gençlerin medyatik güzellik algılarından etkilenmesi ve bedenlerini bu ideal güzellik algılarına uydurma çabaları yeme bozukluklarının oranını artırmaktadır. Yine yetişkinliğe adım atmakta olan ergenin bedenindeki değişimleri ve büyümeyi kaldıramaması ve çocukluğa dönme isteği ya da kimlik gelişiminin başlamasıyla bedenini daha fazla kontrol etme isteği ergenlikte yeme bozukluklarına yol açan veya yeme bozukluklarını destekleyen durumlar olarak bilinmektedir.</p>
<p>Bunun dışında bazı fiziksel veya nörolojik problemler de yeme bozukluklarına yol açabilmektedir. Bunlar boğaz ve yutma sorunları, kusma veya diyare, sindirim sistemi bozuklukları, hormonel bozukluklar, kemik erimesi, kansızlık, kalp ve damar sorunları, prematüre doğum, otizm, reflü, çölyak gibi bazı hastalıklardır.</p>
<p>Yeme bozuklukları ciddiye alınması gereken bir sorundur. Mutlaka fiziksel ve psikiyatrik tam muayene şarttır. Yeme bozukluklarının tedavisinde;</p>
<p>Çocuklara yönelik cezalandırıcı tutumdan kaçınılmalıdır. Çocuk zorla yedirilmemelidir. Bunun yerine çocuğun yemek yemeye motive edilmesi gerekir.</p>
<p>Bazı durumlarda iştah açan ilaçlar kullanılabilmektedir ancak bu kullanım daha ciddi olgularda önerilmektedir.</p>
<p>Çocuğun iştahı düzenlenmeli ve böylece öğün zamanlarında açlık uyarılmalıdır. İştahın düzenlenmesi için öğünler arasında çocuğun fazla kalorili yiyecekler tüketmemesi gerektirir.</p>
<p>Bir uzman tarafından kilo ve kalori alım çizelgeleri sıkça kontrol edilmelidir.</p>
<p>Su tüketimine özen gösterilmelidir.</p>
<p><a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/aile-danismanligi/">Aile işbirliği </a>ve eğitimi büyük önem taşımaktadır. <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/cocuk-ve-ergen-terapisi/">Çocuk ve ergen danışmanlığı</a> hizmeti bu problemleri çözmektedir.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/yeme-bozukluklari/">Yeme Bozuklukları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kocaelipsikoloji.com/yeme-bozukluklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korkular</title>
		<link>https://www.kocaelipsikoloji.com/korkular/</link>
					<comments>https://www.kocaelipsikoloji.com/korkular/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kp41]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2021 16:31:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[izmit psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[korkular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kocaelipsikoloji.com/?p=2520</guid>

					<description><![CDATA[<p>Korku çevresel bir uyarana karşı organizmanın verdiği cevaptır. İnsanın kendini çevresel tehditlere karşı savunması,  uyanık tutması ve hayatta kalmayı desteklemesi nedeniyle belirli düzeylerde korku işlevsel ve gereklidir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/korkular/">Korkular</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Korkular çevresel bir uyarana karşı organizmanın verdiği cevaptır. İnsanın kendini çevresel tehditlere karşı savunması,  uyanık tutması ve hayatta kalmayı desteklemesi nedeniyle belirli düzeylerde korku işlevsel ve gereklidir. Ancak zaman zaman bir nesneye yönelik korku işlevsellik sınırını aşabilmektedir.</p>
<p>Bir çok çocuk küçük yaşlardan itibaren farklı korkular yaşamaktadır. Dünyayla yeni tanışan ve bir çok yeni nesneyle karşılaşan çocuklar bu bilinmeyen nesnelere yönelik normal dışı korku ve kaygı geliştirmektedir. Çok sık rastlanan korkulardan biri gürültü korkusudur. Ani ve beklenmedik sesler duyduklarında  çocuklar çok fazla irkilebilir ve ağlama tepkisi gösterebilir. Örneğin ambülans ve polis sirenlerine bazı çocuklar bu şekilde tepki verebilir. Karanlık korkusu da çocuklarda sık rastlanan korkulardır. Kişi kendini karanlıkta daha savunmasız hisseder. Yeni karşılaşılan ve alışılmadık şeyler de çocuklar da bazen neşe ve heyecan yaratacağı gibi bazen korku yaratır. Özellikle erken yaşlarda annesini kaybeden ve ihtiyaçları karşılanmayan çocuk büyüklerine ve çevreye güvenemeyip yalnızlık, ayrılık, terk edilme korkusu yaşayabilir. Bağlandığı kişinin yanından ayrıldığında çok fazla tepki verir. Sık sık karşılaştığımız bir diğer korku ise hayvan korkusudur. Hayvanlar çocukların duygusal gelişimi için çok önemlidir ve genellikle çocukların yakın dostlarıdır. Ancak çocuklarda sık sık hayvan korkusuna rastlanmaktadır.</p>
<p>Korkunun fobi olarak adlandırılabilmesi için verilen tepkilerin yaşanılan duruma göre abartılı olması, çocuğun mantıklı açıklamalarla ikna olmaması, çocuğun kontrolü dışında oluşması, çocuğun korkulan durumlardan kaçınma durumuna girmesi gerekmektedir.</p>
<p>Çocukların çevresel etmenlere duyarlılığını artıran ve daha fazla korkmalarına neden olan etmenlerden biri nörolojik, biyolojik, zihinsel veya fiziksel hastalıklardır. Bu çocuklarda daha yüksek düzeylerde korku, irkilme ve endişe görülmektedir.</p>
<p><a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/aile-ve-cift-terapi/">Aile</a> tarafından hor görüşmüş, sık sık aşağılanan, hataları yüzüne vurulan, baskı ve şiddet gören çocuklar da korkulara daha yatkındır.</p>
<p>Ebeveynler veya çevredeki insanları gözlemleyen çocuk bu kişilerin korkularını model alarak kendisi de yaşayabilir. Fareden korkmayan bir çocuk annesinin fare gördüğünde verdiği korku tepkisini görerek onun korkulacak bir şey olduğuyla ilgili bir biliş geliştirebilir ve daha sonra fareyle karşılaştığında aynı korku tepkisini gösterebilir.</p>
<p>Çocuklarda olağan dışı korkularla savaşmak için önce çocuğu anlamaya çalışmasınız. Çocuğun korkularını rahatça açabileceği ortam yaratmak çok önemlidir. Bazen korkular doğrudan tepki gösterilen nesneye veriliyorken bazen korkuların altında yatan farklı nedenler vardır. Çocuğun yaşadığı korkularla alay etmek ya da ‘’korkulacak bir şey yok’’ diyerek geçiştirmek çocuğun kendini ifade edememesine neden olur. Korkular konusunda aile ihmalkar davranmamalıdır.</p>
<p>Bir çok korku çevreyi tanıdıkça ve zihinsel gelişim ilerledikçe azalacaktır. <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/cocuk-ve-ergenlerde-depresyon/">Çocuklara</a> korku içeren masal ve hikayeler anlatmayın. Korkuyu disiplini sağlamak için kullanmayın. Korku davranışlarına karşı sert ve cezalandırıcı tepkiler vermeyin. Çocukları ciddiye alın ve mutlaka korkuları, hisleri hakkında konuşmaya çalışın. Korkuların kalıcı olmaması ve farklı problemlere yol açmaması için gerektiğinde mutlaka bir uzmana danışmayı unutmayın.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/korkular/">Korkular</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kocaelipsikoloji.com/korkular/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kardeş Kıskançlığı</title>
		<link>https://www.kocaelipsikoloji.com/kardes-kiskancligi/</link>
					<comments>https://www.kocaelipsikoloji.com/kardes-kiskancligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kp41]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2021 16:24:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ve ergen terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[izmit psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[kardeş kıskançlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kocaelipsikoloji.com/?p=2513</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıskançlık insanların sevdiği kişilere karşı zaman zaman hissettiği paylaşmama isteğinden doğan doğal bir duygudur. Çocukluk dönemlerinde de kıskançlık anne ve babaya yöneliktir. Çocuk ihtiyacı olan ilgi ve sevgiyi sürekli kendinde görmek</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/kardes-kiskancligi/">Kardeş Kıskançlığı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Kıskançlık insanların sevdiği kişilere karşı zaman zaman hissettiği paylaşmama isteğinden doğan doğal bir duygudur. Çocukluk dönemlerinde de kıskançlık anne ve babaya yöneliktir. Çocuk ihtiyacı olan ilgi ve sevgiyi sürekli kendinde görmek ve başkasıyla paylaşmamak ister. Ancak aileye yeni bir kardeş geldiğinde bu ilgi ve sevgiyi paylaşmak zorundadır.</p>
<p>Kıskançlık belli düzeylerde normaldir ancak çevrede rahatsızlık oluşturacak davranışlar ortaya çıkıyorsa ve çocuğun yaşam kalitesi bozuluyorsa normal bir duygu olmaktan çıkar. Çocukların hem kendileriyle barışık bir hayat sürmelerine hem de çevresindeki insanlarla olumlu ve dengeli ilişkiler kurmalarına engel olarak çocuğu mutsuz duruma düşürmektedir.</p>
<p>İleri boyutlardaki kıskançlık sonucu ortaya <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/depresyon/">depresyon</a> ve benzeri farklı sonuçlar da görülmektedir. Çünkü kıskanç çocuklar çok stresli bir yaşam sürmektedir. Eve yeni bir kardeş geleceğini öğrenen çocukta anne ve babanın sevgisini kaybetme korkusu başlar. Çocuk önce bir kardeş istese bile kardeşi doğduktan sonra anne ve babasının kardeşle ilgilendiğini gördüğünde kendini yetersiz hissedip kardeşle rekabet içine girebilmektedir. Sürekli kardeşi ile kendini kıyaslama içindedir. Kardeşler arasındaki yaş farkı ne kadar az ise kıskançlık o kadar büyük olmaktadır.</p>
<p>Kardeşini kıskanan çocuk aşağıdaki davranışlardan bazılarını gösterir:</p>
<p>Bebeksi davranışlar sergilemeye geri dönebilirler. Alt ıslatma, bebek gibi konuşma, parmak emme, annenin memesinden süt içmeye çalışma, giyinirken anneden yardım isteme gibi.</p>
<p>Sinirli ve huysuz görünebilirler. İnsanlara, hayvanlara veya nesnelere vurabilir ve öfkelerini boşaltmaya çalışırlar.</p>
<p><a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/yeme-bozukluklari/">Uyku ve yemek düzenleri</a> bozulabilir. Ebeveynleriyle yatmak isteyebilir. Kilo kaybı veya kilo alımı görülebilir.</p>
<p>Fiziksel bir rahatsızlığı olmadığı halde karın ağrısı, mide bulantısı hatta bazen yüksek ateş görülebilir.</p>
<p>Bazı çocuklar sessizleşip içe kapanır.</p>
<p>Ebeveynlerine ‘’artık beni sevmiyorsunuz, onu daha çok seviyorsunuz’’ gibi cümleler sarf edebilir.</p>
<p>Kardeşle hiç ilgilenmeyip onu yok sayabilir ya da tam tersi ebeveynler kardeşle ilgilenmesin diye sürekli kendisi ilgilenir. Bu sırada kardeşe fiziksel zarar verebilir. Sımsıkı sarılma, sıkma, ısırma gibi.</p>
<p>Kardeşleriyle ilgili öfkeli sözler dile getirebilir.</p>
<p>Bu durumla baş etmek için neler yapabilirsiniz?</p>
<p>Öncelikle yeni bir çocuk kararını kendiniz verin. Çocuklar bu konularda karar verecek olgunlukta değildir ve istekleri çok değişkendir.</p>
<p>Çocuğun kıskançlığını görmezden gelmeyin veya ortadan kaldırmaya çalışmayın. Kardeşini sevdirmek için çabalamak yerine duygularını ifade etmesini sağlamaya çalışın. Siz de ona kardeşiyle ilgili gerçekleri açıklayın. ‘’Onu senden çok sevdiğimi düşünme, o yeni doğdu ve yemeğini yiyemiyor, tuvalete gidemiyor, beni çok kızdırıyor, bunları yapamadığı için mecburen ilgileniyorum. Sen doğduğunda da seninle böyle fazla ilgilenmem gerekmişti. Sen artık kendi kendine yiyebiliyorsun ve bu harika’’ gibi cümlelerle gerçekliği anlamalarına yardımcı olun.</p>
<p>Ona ne kadar iyi bir çocuk olduğundan onu çok sevdiğinizden bahsedin. Sık sık ‘’iyi ki senin gibi bir çocuğun var’’ ve benzeri cümlelerle biricik olduğunu hissettirin.</p>
<p>Bebeğe ayırdığınız vaktin ardından diğer çocuklarınıza da eşit zaman ayırmaya çalışın.</p>
<p>‘’Sen büyüksün, uslu dur’’ gibi sözlerle kardeşleri asla kıyaslamayın. Bu sözleri duyan çocuk bebekleşmeye ve o dönemdeki ilgiyi görmeye çalışacaktır.</p>
<p>Hamilelik döneminde çocuğu yeni kardeşe hazırlayın. Kardeşinin nelere ihtiyaç duyacağını, beslenmesi ve uyutulması gerekeceğini, birlikte neler yapacaklarını, ilerde oyunlar oynayabileceklerini anlatın.</p>
<p>Diğer çocuklara da bebekle ilgili bazı sorumluluklar verin.</p>
<p>Olumlu davranışları pekiştirip ödüllendirin. <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/cocuk-ve-ergen-terapisi/">Çocuk ve ergen terapisi</a> detayları inceleyebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/cinsel-terapi/">Cinsel terapi</a>, <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/aile-danismanligi/">aile danışmanlığı</a>, <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/egitim-danismanligi/">eğitim danışmanlığı</a>, <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/kurumsal-egitimler/">kurumsal eğitimler</a> için <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/randevu-talep-formu/">bilgi ve randevu formu</a> üzerinden iletişim kurabilirsiniz.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/kardes-kiskancligi/">Kardeş Kıskançlığı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kocaelipsikoloji.com/kardes-kiskancligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İçe Dönüklük</title>
		<link>https://www.kocaelipsikoloji.com/ice-donukluk/</link>
					<comments>https://www.kocaelipsikoloji.com/ice-donukluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kp41]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2021 16:18:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel terapi]]></category>
		<category><![CDATA[içe dönüklük]]></category>
		<category><![CDATA[izmit psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kocaelipsikoloji.com/?p=2510</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir çok çocuk yeni girdiği ortamda veya yeni tanıştıkları kişilerin yanında sessiz, mesafeli ve bazen tepkilidirler. Ebeveynler sıklıkla bu durumu sorun olarak görme eğilimindedir. Ancak çocukların bu davranışı gayet normaldir ve çocuklar farklı </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/ice-donukluk/">İçe Dönüklük</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bir çok çocuk yeni girdiği ortamda veya yeni tanıştıkları kişilerin yanında sessiz, mesafeli ve bazen tepkilidirler. Ebeveynler sıklıkla bu durumu sorun olarak görme eğilimindedir. Ancak çocukların bu davranışı gayet normaldir ve çocuklar farklı insanlarla tanışıp, farklı ortamlara girdikçe sosyalleşecek ve zaman içinde daha rahat davranabilecektir.</p>
<p>Bir çocuğun hareketli, atılgan ve konuşkan olması onun sessizce çevresini gözlemleyen, kendini daha emniyette hissettikten sonra ortama dahil olan çocuktan daha normal ve sağlıklı olduğunu göstermez. Örneğin eve misafir geldiğinde bir süre odasında vakit geçiren, ardından misafirleri seyreden ve yavaşça ebeveyninin yanına gelerek güvende hissettiği zaman ortama dahil olan çocuğun davranışları gayet doğaldır.</p>
<p>Ancak zaman zaman çocuğun içe kapanıklık durumu daha belirgindir ve bu durum iletişimini, sosyalliğini ve hatta akademik başarısını bile olumsuz etkileyebilir. Geçmiş örnekten devam edecek olursak bu çocuklar misafir gördüğünde sürekli saklanan, neredeyse hiç iletişim kurmayan, başkalarının yanında çok fazla tedirgin olan çocuklardır.</p>
<p>Bu çocuklarda içedönüklük belirtileri görülmektedir. Çocukların bu durumunun altında baskıcı, aşağılayıcı bir ortamda büyümüş olma, kendini ifade edebileceği ortam bulamama, travma nedeniyle kaçınma veya bir çok farklı neden aranabilir.</p>
<p>Özellikle ihtiyaçları karşılanmamış, gerekli ilgi ve sevgiyi görmemiş çocuklar kaygı dolu olurlar. Duygusal olarak tamamlanmamış bu çocuklar sık sık içedönük ve çekingen olurlar. Ayrıca ebeveynlerin içedönük karakteri de çocukta kendini gösterir. Sosyallik hem genetik hem model alma yönüyle yüksek oranda ailede kazanılan bir özelliktir.</p>
<p><a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/cocuk-ve-ergen-terapisi/">Çocukların</a> kendini ifade etmesine izin verilmeli ve  sürekli hayır, yapma, dokunma gibi uyarılarla engellenmemelidir. Sürekli engellenen çocuk artık hiçbir işe veya iletişime girişmeyecektir.</p>
<p>Çocuğunuzu ‘’çekingen, hiç konuşmaz, utangaç’’ gibi ifadelerle etiketlemeyin. Onlar bu etiketi kimlikleri gibi kabul edebilir ve benimseyebilirler.</p>
<p>Çocuk yeni ortamlarda geriliyorsa ona gitmeden önce bu ortamı ve neler olacağını anlatın. Çocuklar rutinleri ve gün içinde neler olacağını bilmeyi severler. Farklı ve ani durumlar endişe verici olabilir.</p>
<p>Çocuklar ebeveynlerini model alır. Siz de kendi sosyal becerilerinizi geliştirerek çocuğa bunları aktarın.</p>
<p>Çocuğu farklı gezi ve etkinliklere yönlendirerek yeni kişilerle iletişim kurmasını sağlayın. Çocukların akademik başarı ve <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/egitim-danismanligi/">eğitim koçluğu</a> için <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/randevu-talep-formu/">bilgi ve randevu</a> alabilirsiniz.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/ice-donukluk/">İçe Dönüklük</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kocaelipsikoloji.com/ice-donukluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gelişim Geriliği</title>
		<link>https://www.kocaelipsikoloji.com/gelisim-geriligi/</link>
					<comments>https://www.kocaelipsikoloji.com/gelisim-geriligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kp41]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2021 16:12:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[down sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[Frajil X Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[izmit psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Otizm]]></category>
		<category><![CDATA[serabral palsi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kocaelipsikoloji.com/?p=2507</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gelişim organizmanın bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden sürekli ilerleme kaydetmesidir. Yani birey için doğum öncesinden itibaren başlayan bir süreçtir. Gelişim geriliği ise kişinin zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal yönden</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/gelisim-geriligi/">Gelişim Geriliği</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Gelişim organizmanın bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden sürekli ilerleme kaydetmesidir. Yani birey için doğum öncesinden itibaren başlayan bir süreçtir. Gelişim geriliği ise kişinin zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal yönden anlamlı bir biçimde gerilik göstermesidir. Gelişim geriliği zihinsel yetersizlik kavramı için de kullanılmaktadır. Bazı durumlarda gelişimsel gerilik tek bir alanda görüleceği gibi bazen tüm alanlarda görülmektedir.</p>
<p>Gelişim geriliğinin fark edilmesi genellikle çocuğun konuşması gereken yaşta konuşmaması ile olmaktadır. Daha az kelime kullanıyor ve kendini ağlayarak ya da farklı biçimlerde ifade etmeye çalışıyor olabilirler. Fiziksel gelişim alanında yürüme, koşma, tutma, çıkarma, iç içe koyma gibi bazı etkinlikleri yerine getiremeyebilir. Sosyal alanda yaşıtlarıyla iletişim kurmayabilir, tek başına oynamak istiyor veya hiç oynamak istemiyor, eve gelen kişilere saldırgan davranıyor olabilir. Zihinsel olarak kavramları öğrenemez veya çok yavaş öğrenir, neden sonuç ilişkileri kurma, problem çözme becerileri gelişmiyordur.</p>
<p>Gelişim geriliği, Zihinsel Yetersizlik, Serabral Palsi, Otizm Spektrum Bozukluk, Down Sendromu, Frajil X Sendromu ve Fetal Alkol Spektrum Bozukluk gibi çeşitli genetik ve kromozomal bozukluklar olarak sınıflandırılmaktadır.</p>
<p>Gelişim geriliği doğum öncesi, doğum esnası veya doğum sonrasında bir nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Doğum öncesi nedenler akraba evliliği, kan uyuşmazlığı, ailede kronik rahatsızlıklar, kullanılan ilaçlar, genetik hastalıklar, kromozomal bozukluklar, hormonel bozukluklar ve benzeri durumlar sayılabilir.</p>
<p>Bebeğin oksijensiz kalması, bebeğin doğum sırasında  enfekte olması gibi durumlar doğum esnasında yaşanan gelişim geriliği nedenleridir. Ayrıca bebeğin normal gelişimini tamamlayabilmesi için 38-41 hafta aralığında anne karnında kalması gerekmektedir. Ancak 37. haftayı tamamlayamadan doğan bebekler prematüre olarak adlandırılır ve anne karnında tamamlamaları gereken gelişimleri yarım kalır.</p>
<p>Doğum sonrası nedenlerden bazıları ise geçirilen ağır hastalıklar, yetersiz beslenme ve çocuğun fiziksel ve duygusal yönden ihmal edilmesidir. <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/cocuk-ve-ergenlerde-depresyon/">Çocuk</a> nesneler ve semboller arasında ilişki kurması gereken kritik dönemlerde sosyal açıdan izole ise, televizyon karşısında uzun süre vakit geçiriyorsa veya iletişimde ciddi kısıtlılık varsa yaşına uygun zihinsel ve duygusal görevleri yeterince yerine getirememektedir.</p>
<p>Özellikle 0-3 yaş çocukların gelişimlerinin 6 ayda bir pedagog tarafından kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu kontrol Denver Testi ve pedagogun uygun gördüğü farklı yöntemler ile gerçekleşmektedir. Gelişim geriliğinde erken tanı çok büyük önem taşır. Ne kadar erken tanı alınırsa çocuğun bireyselleştirilmiş eğitim süreci o kadar erken başlar. Gelişim geriliği olan çocuklar çoğunlukla özel eğitim merkezlerinde eğitim görmektedir. Ancak bu kurumlar tek başına yeterli değildir. Aile eğitimi ve evin uygun biçimde düzenlenmesi büyük önem arz eder. Çocukların kurumlarda kazandıkları bilgi ve becerileri ev ortamında devam ettirebilmeleri için ebeveynlerin çocuklarının gelişimleri ve eğitimleri hakkında bilgilendirilmeleri gerekmektedir.</p>
<p>Problemlerin çözümü ve psikolojik destek almak için <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/kurumsal/ekibimiz/">uzmanlarımızdan</a> randevu alabilirsiniz.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/gelisim-geriligi/">Gelişim Geriliği</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kocaelipsikoloji.com/gelisim-geriligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enürezis (İdrar Kaçırma)-Enkoprezis (Dışkı Kaçırma)</title>
		<link>https://www.kocaelipsikoloji.com/enurezis-idrar-kacirma-enkoprezis-diski-kacirma/</link>
					<comments>https://www.kocaelipsikoloji.com/enurezis-idrar-kacirma-enkoprezis-diski-kacirma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kp41]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2021 16:09:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[enürezis]]></category>
		<category><![CDATA[idrar kaçırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kocaelipsikoloji.com/?p=2504</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enürezis üriner kontrol sağlanması gereken yaştan sonra görülen istemsizce idrar kaçırmadır. Enürezis yaşayan çocukla kızgınlık, utanç, içe kapanıklık, yalnızlık duygularını sıkça yaşarlar.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/enurezis-idrar-kacirma-enkoprezis-diski-kacirma/">Enürezis (İdrar Kaçırma)-Enkoprezis (Dışkı Kaçırma)</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Enürezis üriner kontrol sağlanması gereken yaştan sonra görülen istemsizce idrar kaçırmadır. Enürezis yaşayan çocukla kızgınlık, utanç, içe kapanıklık, yalnızlık duygularını sıkça yaşarlar. Enürezisin kendisinden çok çevrenin ve özellikle ailelerin yanlış tepkileri çocuğa zarar vermektedir. Cezalandırma yöntemleri, aşağılama, dışlama çocuk üzerinde ömür boyu sürecek etkiler bırakır ve farklı psikiyatrik sonuçlara yol açabilir.</p>
<p>Enürezisin bir çok nedeni olabilir. Ailede benzer öykünün bulunması yani genetik faktörler çocukta bir yatkınlık oluşturmaktadır. Ailesel diğer faktörler olarak sosyoekonomik düzeyin düşük olması, kalabalık bir evde yaşamak, yeni bir kardeş sahibi olma ve ilgi kaybı nedeniyle duyulan kıskançlık olduğu görülmektedir. Bunların yanı sıra uyku bozuklukları da enürezisin nedenlerinden biridir. Ayrıca mesane ile ilgili faktörler, hormonel bazı bozukluklar, idrar yolu enfeksiyonları, leker hastalığı, nörolojik bozukluklar ve farklı bir çok sorun enürezise neden olabilmektedir. Bu nedenle doğru tedaviyi uygulayabilmek için tam fiziksel muayene şarttır.</p>
<p>Enürezis tanısı koyabilmek için çocuğun 4 yaşını geçmiş olması gerekir. Primer enürezis idrar kontrolünün doğumdan itibaren hiç sağlanamamasıdır. Sekonder enürezis ise idrar kaçırmanın 6 aylık kuru bir dönemden sonra başlamasıdır.</p>
<p>Bir çok aile enürezisi bir hastalık olarak kabul etmemekte ve tedaviye yaklaşmamaktadır. Ancak tedavide geç kalınması sosyal ve psikolojik olarak pek çok probleme yol açabilmektedir. Enüresizin pek çok tedavi yöntemi bulunmaktadır. Ailenin problemi tanıması, çocuğa vereceği tepkileri düzenlemesi her yöntemin ilk basamağıdır. Çocuk ve aile tedavinin aktif bir parçasıdır. Hastaların günlük sıvı alımları düzenlenir, özellikle akşam saatlerinden sonra sıvı alımı oldukça sınırlandırılır. Kafeinli içecekler, gazlı içecekler ve tuzlu gıdalar tüketilmemesi önerilir. Gerektiği durumlarda ilaç mutlaka kullanılmalıdır. Alarm uygulamaları, tuvalete gitmeyi özendiren etkinlikler veya ödüller, gece uyandırma, motivasyon gibi uygulamalar tek tek ya da birlikte denenebilmektedir. Bunlara ek olarak psikoterapi uygulamaları da mutlaka önerilmektedir.</p>
<p>Enkoprezis ise bazen idrar kaçırmanın da eşlik ettiği dışkı kaçırma problemidir. Bunun bir nedeni kabızlıkla birlikte acı çeken ve korkan çocuğun  tuvalete çıkmaktan korkması ve dışkıyı geciktirmeleri sonucu taşma yaşamalarıdır. Çocuğun doğru tuvalet eğitimi almaması nedeniyle dışkı denetimi sağlayamaması bir başka nedendir. Ayrıca bölgedeki sinirlerin veya kasların gelişmemesi, nöral problemler ve benzeri biyolojik sorunlar da enkoprezise neden olabilir. Sosyal etmenlerden bahsetmek gerekirse yeni bir kardeşin doğumu, yaşam düzenindeki ani değişimler, bir yakının kaybı, travmatik olaylar veya otoriter ve cezalandırıcı ebeveyn dışkı kaçırma problemi doğurabilmektedir.</p>
<p>Eğer kabızlık gibi fiziksel bir sorun söz konusuysa laksatifler veya farklı sorunlara yönelik ilaç kullanımı muhakkak gerekmektedir. Psikolojik veya çevresel faktörler söz konusuysa psikoterapi, aile eğitimi, aile danışmanlığı, motivasyon ve uzman tarafından uygun görülen farklı yöntemler ebeveyn uzman işbirliği içinde planlanmalı ve uygulanmalıdır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/enurezis-idrar-kacirma-enkoprezis-diski-kacirma/">Enürezis (İdrar Kaçırma)-Enkoprezis (Dışkı Kaçırma)</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kocaelipsikoloji.com/enurezis-idrar-kacirma-enkoprezis-diski-kacirma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu</title>
		<link>https://www.kocaelipsikoloji.com/dikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu/</link>
					<comments>https://www.kocaelipsikoloji.com/dikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kp41]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2021 16:02:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[hiperaktivite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kocaelipsikoloji.com/?p=2501</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu yani kısaca DEHB, erken çocukluk yaşlarında ortaya çıkan gelişimsel, sosyal, akademik alanlarda işlevselliği olumsuz yönde etkileyen bir bozukluktur. Kişinin yaşam kalitesini bozan dikkatsizlik</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/dikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu/">Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu yani kısaca DEHB, erken çocukluk yaşlarında ortaya çıkan gelişimsel, sosyal, akademik alanlarda işlevselliği olumsuz yönde etkileyen bir bozukluktur. Kişinin yaşam kalitesini bozan dikkatsizlik, dürtüsellik ve hiperaktivite örüntüsünü içerir.</p>
<p>Birey gelişim basamağı ile uyumlu olmayan aşırı hareketlilik; düşünmeden hareket etme, toplumsal kurallara uyamama ve beklemekte zorlanma ile karakterize olan dürtüsellik ve her şeyden hızlıca sıkılma, kendi ilgi alanlarına odaklanırken özellikle akademik konularda ve çevresel uyaranlarda dikkatin hızla dağılması ile karakterize olan dikkat eksikliği göstermektedir.</p>
<p>Genellikle bu belirtilerin hepsi bir arada görülür ancak bazen dikkat eksikliği, dürtüsellik veya hiperaktivite daha ön planda olabilmektedir. Okul öncesi çocukların, yetişkin bireylere oranla enerjik ve hareketli olması; her yeni çevresel uyaranı keşfettikçe bir etkinlikten diğer etkinliğe geçiş yapması, düşünmekten çok dürtüleriyle hareket etmesi olağan bir durumdur. Ancak yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında gelişim evresine uymayan sürekli kıpır kıpır olma hali, aşırı hareketlilik, dikkatini toplama ve sürdürmede ciddi problemlerinin olması, bu problemlerin sosyal iletişimde sorunlara yol açması ve oyun oynamasını engellemesi DEHB’ye yönelik ipuçları olarak değerlendirilebilir.</p>
<p>Eğer çocuğunuz okul çalışmalarında veya etkinlikler esnasında dikkatsizce çok fazla hata yapıyor, yaptığı işte dikkatini sürdürmekte zorluk çekiyor, kendisiyle konuştuğunda dinlemiyormuş gibi görünüyor, işlerini düzene sokmakta zorlanıyor, zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınıyor, çok sık unutkanlık gösteriyor ve eşyalarını kaybediyor, sürekli kıpır kıpır halde ve yerinde oturamıyor, sık sık koşturuyor ve biryerlere tırmanıyor ya da benzer davranış biçimleri gösteriyorsa bir uzmana danışmanız gerekmektedir.</p>
<p>Erken yaşlarda tedavi edilmeyen DEHB gelecekte kaygı bozuklukları, aile içi çatışmalar, akademik işlevlerde bozulmalar,zihinsel ve psikososyal alanda bozukluk, davranım bozukluğu, antisosyal davranışlar gibi sorunlara yol açabilmektedir. Tedavi için aile, uzman, okul işbirliği çok önemlidir. DEHB aileler tarafından yanlış yorumlanmamalıdır. DEHB belirtileri yaramazlık veya tembelliği göstermez. Çocuğa bu davranışlarından dolayı ceza vermekten kaçınmalısınız. Ceza verildiğinde çocuk kısa süre sonra aynı davranışları tekrarlayacaktır. Bunun yanında ilaç kullanımı zararlı görüldüğü için aileler tarafından reddedilebilmektedir. Ancak ilaç kullanılmadığı durumlarda çocuğun tedavisi gecikebilmektedir. DEHB tedavisinde ilaçlar çocuğun gelişim görevlerini yerine getirmesi ve terapötik ilişkiye odaklanabilmesi için önemli bir yer tutmaktadır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/dikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu/">Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kocaelipsikoloji.com/dikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Davranış Bozuklukları</title>
		<link>https://www.kocaelipsikoloji.com/davranis-bozukluklari/</link>
					<comments>https://www.kocaelipsikoloji.com/davranis-bozukluklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kp41]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2021 16:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[aile terapisti]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel terapi]]></category>
		<category><![CDATA[izmit psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kocaelipsikoloji.com/?p=2498</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklar her bir gelişim döneminde farklı görevlerle karşılaşır ve yeni beceriler kazanırlar. Her bir dönemde çocuğun aşması gereken görevlere çeşitli sorunlar da eşlik eder. Çoğunlukla bu sorunlar olağan ve geçicidir ancak çocuk bu</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/davranis-bozukluklari/">Davranış Bozuklukları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Çocuklar her bir gelişim döneminde farklı görevlerle karşılaşır ve yeni beceriler kazanırlar. Her bir dönemde çocuğun aşması gereken görevlere çeşitli sorunlar da eşlik eder. Çoğunlukla bu sorunlar olağan ve geçicidir ancak çocuk bu dönemlerde çevresel veya fiziksel engellere takıldıysa bunlar kalıcı ve ileriki yaşlarda devam eden sorunlar haline gelir. Böylece çocukta uyum ve davranış problemleri görülmektedir.</p>
<p>Davranış bozukluğu başkalarının temel haklarına saldırının olduğu, toplumsal kuralların ve değerlerin önemsenmediği, yineleyici biçimde uzun süre devam eden ve erken yaşlarda başlayan davranış örüntüsünü tanımlar.</p>
<p>Davranış bozukluğuna neden olan faktörlerden bahsetmek gerekirse çevrenin genetik yapıdan daha büyük etkisi olduğunu söylemek doğru olur. Sosyoekonomik düzeyi düşük olan, ebeveyni tarafından ihmal edilmiş, yetersiz bakım ve eğitim almış, şiddete ve istismara maruz kalmış, ailede psikopatoloji görülen çocuklar daha fazla davranışsal bozukluk göstermektedir. Bunların yanında bedensel veya zihinsel engel de davranış problemlerine neden olabilmektedir.</p>
<p>Davranış bozukluğunda karşılaşılan belirtileri şöyle sıralayabiliriz;</p>
<p>Sık sık öfke patlamaları görülür.</p>
<p>Sık sık kavga başlatır ve başkalarını korkutur.</p>
<p>Hayvanlara fiziksel şiddet uygulayabilir.</p>
<p>Birini cinsel etkinlikler için zorlayabilir.</p>
<p>İsteyerek başkalarının eşyalarına zarar verebilir veya eşyaları çalabilir.</p>
<p>Ailenin yasaklarını önemsemez, kurallara uymaz, okulda sorun çıkarabilir veya okuldan kaçabilir.</p>
<p>Bu davranış örüntüleriyle karşılaştığınızda öncelikle öfkeyle hareket etmemeye, çocuğun bu problem davranışlar ile hangi sorununu anlattığını gözlemlemeye ve onun duygularını ön plana çıkarmaya çalışın. Ancak çözülmeyen davranış bozukluklarının çocuğun gelecekte anti-sosyal kişilik örüntüsünden depresyona kadar çeşitli sorunlara temel hazırladığı unutulmamalıdır. Davranış bozuklukları çok yönlü terapi uygulanmasını gerektirmektedir. Çocukların iletişim yetenekleri, sorun çözme becerisi, dürtü kontrolü, öfke kontrolü gibi alanlardaki bozuklukların <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/aile-danismanligi/">ebeveyn</a>-uzman işbirliğinde düzeltilmesi gelecekte daha büyük sorunlar meydana gelmemesi açısında büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/cinsel-terapi/">Cinsel terapi</a>, <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/aile-danismanligi/">aile danışmanlığı</a>, <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/egitim-danismanligi/">eğitim danışmanlığı</a>, <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/hizmetlerimiz/kurumsal-egitimler/">kurumsal eğitimler</a> için <a href="https://www.kocaelipsikoloji.com/randevu-talep-formu/">bilgi ve randevu formu</a> üzerinden iletişim kurabilirsiniz.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com/davranis-bozukluklari/">Davranış Bozuklukları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.kocaelipsikoloji.com">Kocaeli Psikoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kocaelipsikoloji.com/davranis-bozukluklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
