Blog

Blog

Vajinismus

Makaleler

Düğün Mevsimi başladı. İlk gece kabusa Dönüşmesin.

İlk gece sorunları tedavi edilmezse yıllarca sürebilir.

Yaz aylarının düğün mevsimi olarak bilinir. Yazla birlikte evlenen çiftlerin sayısı da artmaktadır, evliliğin ilk gecesi yani gerdek gecesi ülkemizde hala çok büyütülen bir mesele olduğu için de, ilk gece sorunla karşılaşan ve uzun yıllar bununla mücadele etmek zorunda kalan çiftlerin sayısı oldukça fazladır. Kadınlar ilk gece acı, ağrı ve kanama olması korkusu yaşarken, erkeklerde ise eşini cinsel açıdan mutlu edememe ve cinsel ilişkide başarısız olma korkusunun yaygın olduğunu görülmektedir. İlk gece korkusunun sadece kadına özgü bir durum değildir. Toplumumuzda ilk gece çok büyütülüyor, özellikle kadınlar çocukluklarından itibaren ilk ilişkinin acı verici olacağını, kanama olacağını, dişlerini sıkmaları gerektiğini duyarak büyüyorlar. Ancak ilk gece korkusu sadece kadında değil, erkekte de var. Erkekler belli etmeseler de ilk ilişkiyi onlar da kafalarına çok takıyorlar. Özellikle ilk ilişkide başarısız olma korkusu erkekler için de ilk geceyi kâbusa çevirebiliyor, ereksiyon sorunu ya da erken boşalma da ilk ilişkide ortaya çıkabiliyor ve eğer çift bunu kabul edip cinsel terapiye başvurmazsa bu sorunlar yıllarca sürebiliyor.

Evlenirken her çiftin cinsellikle ilgili beklenti ve hayalleri olur, eğer bir vajinismus sorunu ortaya çıkarsa bunlar ilk geceden yıkılır ve balayları kâbusa dönüşebilir. Vajinismus; kadın bedeninin cinselliği reddedişidir. Cinsel ilişki denemesi sırasında kadının kasılarak ilişkiye izin vermemesi anlamına gelen vajinismus ülkemizde her evli 10 kadından birinin sorunudur. Vajinismus ülkemizde çiftlerin çaresizlikle yaşadıkları bir durumdur. Kadının ilişki sırasında acı, ağrı yaşayacağı ve kanama olacağına dair bir korkusu vardır ve bu korku o kadar büyüktür ki cinsel ilişki sırasında kasılır, bacaklarını kapatır ve eşini iter. Erkek de bu durumda hiçbir şey yapamaz ve eğer tedaviye başvurulmazsa bu durum bu şekilde yıllarca sürebilir. Vajinismuslu çiftler yanlış inanışlar ve korku yüzünden tedaviye başvurmayı yıllarca geciktiriyorlar. Vajinismus diğer cinsel işlev bozukluklarına bakıldığında %100 tedavi edilebilen belki de tek bozukluktur.

Vajinismuslu kadın huzursuz ve mutsuzdur

Vajinismus kadında ve erkekte ciddi anlamda huzursuzluk ve mutsuzluğa neden olabilir. Vajinismuslu kadın cinsel ilişkiden korkmaktadır ve kaçınmaktadır, ancak bir yandan da bunu yapamadığı için huzursuzdur. Hiç bir şeyden zevk almaz, depresif bir ruh hali içindedir, kendisini başarısız ve işe yaramaz biri olarak hisseder, eşini mutsuz ettiğini ve ona haksızlık ettiğini düşünür. Erkek ise eşinin onu istemediğini düşünebilir ve çevrelerindeki herkesin başardığı bir şeyi başaramıyor olmak onu da mutsuz eder ve hırçınlaştırır. Çift gerginleşir ve zamanla çiftin arasında başka problemler de çıkabilir. Oysa ki iki taraf da birbirini gerçekten anlar ve destek olursa sorunlar çözülür. Genellikle cinsel bir sorunun varlığını kabul etmek zordur.

Başlangıçta sorun genellikle ya görmezden gelinmekte ya da kendiliğinden düzeleceği düşünülerek bir cinsel terapiste başvurma kararı sürekli ertelenmektedir. Cinsel terapiye başvurma kararı verildiğinde ise, sihirli bir değneğin kendilerine dokunmasını ve hayatlarına sorunsuz olarak devam etmeyi arzu etmektedirler. Bu nedenle de hızlı ve mucize tedavilerde umut aramaktadır. Bunlar kızlık zarının ameliyatla aldırılması, anestezi altında cinsellik yaşamak, botoks uygulamaları ya da tek seanslık tedavi yöntemleri olabilmektedir. Bu yöntemler çiftin hem paralarının hem enerjilerinin hem de umutlarının tükenmesine neden olabilmektedir. Çünkü deneyip de başarısızlıkla sonuçlanan her tedavi girişimi çifti dipsiz bir kuyuya doğru sürükleyebilir, umutlarını kırabilir ve daha sonraki tedavi girişimlerini de güçleştirebilir.  Sorunların devam ediyor olması çiftin daha çok yıpranmasına ve cinselliği daha kötü algılanmalarına neden olabilir. Çiftler, bir süre sonra bunun bir kader olduğunu kabul etmeye başlayabilir, cinsellikten uzaklaşabilir veya cinselliğe küsebilirler. Hatta bir evliliği tamamlayamamayı kişisel başarısızlık olarak algılayan çiftler, yalan bir cinsel hayat yaşamaya başlayabilirler. Zamanla cinsel birleşme denemeleri giderek seyrelebilir veya “sürtünme” ile boşalma alışkanlığı geliştirebilirler. Son aşamada iç dünyalarında fırtınalar kopmaya başlayan çiftler; birbirlerinden gün geçtikçe uzaklaşabilirler, çocuk sahibi olmalarına yönelik çevrelerinden gelen baskılarla yanlış üstüne yanlışa sürüklenebilirler. Çocuk sahibi olmak için aşılama ya da tüp bebek yöntemine yönelebilirler.

Çiftler çoğu zaman vajinismustan değil çocuk sahibi olamamaktan şikâyetçi.

Hatta çiftler çoğu zaman vajinismustan değil çocuk sahibi olamamaktan şikâyetçi olabiliyor. Aslında emek veya çaba harcamaktan kaçınan çiftler kendilerini daha yoğun bir mücadelenin içerisinde bulurlar ve bu süreç, onların tüm güzellikleriyle birbirlerini yaşamalarına engel olur. Artık onlar için amaç evliliğin başında olduğu gibi mutlu olmak değil; utanç, kızgınlık, umutsuzluk duyguları ile kurdukları yalan dünyalarına sığınmak ve gizlenmektir. Ancak bazı çiftler daha baştan boşanmayı tercih edebiliyor yani vajinismus yuvaları yıkabiliyor.

Vajinismus tedavisindeki en önemli faktör güvendir

Sebebi ne olursa vajinismusun tedavisi mümkündür. Cinsel hayatın penis-vajina birlikteliğini içermemesi, sağlıklı olmaması kişinin ruh sağlığını bozabilir, günlük hayatını ve tüm ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Aldatma, duygusal ve fiziksel şiddet, saygısız davranışlar, duygusal tatminde azalma, herkesin rahatça girdiği cinsel ilişkiye “biz nasıl giremiyoruz veya neden biz?” şeklindeki suçluluk, eksiklik hissi, utanç duyma, kendinden nefret etme, hayal kırıklığı, bunaltı, sıkıntı, umutsuzluk, çaresizlik, gibi durumlar da vajinismustan kaynaklanabilir. Bunalım ve sıkıntıya düşen çift kendilerine ve birbirlerine güvenlerini yitirebilir. Bu nedenle vajinismus tedavisindeki en önemli faktör çiftin kendilerine, cinsel terapistlerine ve uygulanan tedavi yöntemlerine karşı hissettikleri güvendir. Çünkü mutluluğu yakalamak çok zor değildir, mutluluk, tedavi kararının sağlıklı alınmasına ve başvurulacak cinsel terapistin doğru seçimine bağlıdır. Unutulmamalıdır ki, vajinismusun %100 tedavisi vardır ve cinsel terapidir, başlangıçta zor gibi görünen yol, içine girildiğinde en kolay ve en keyif veren yol olabilmektedir.