Tag tedavi

Tag tedavi

Bu Akşam Başım Ağrıyor Yatak Efsanesi Gerçek Mi?

Etiketler: , , , , , , Makaleler

Baş ağrıları insanlığın en büyük problemlerinden biridir. Her insan hayatının bir döneminde şiddetli baş ağrısı yaşar. Her 360 baş ağrısından biri seksten kaynaklanabiliyor. “Bu akşam başım ağrıyor!” sözünü daha çok kadınların cinsel ilişkiye girmek istemedikleri zamanlarda söyledikleri varsayılsa bile, bunun doğru olmadığı ortaya çıktı. Yapılan araştırmalar kadınlar gibi erkeklerin de cinsel ilişki öncesinde, cinsel ilişki yaşarken veya sonrasında baş ağrıları olabiliyor. Ayrıca cinsel aktiviteler sırasında yaşanan baş ağrıları sağlık açısından çok tehlikeli bir durumun habercisi olabiliyor. Ancak cinsel ilişki sırasında oluşan baş ağrıları çok dikkate alınmıyor, hatta bunun için doktora başvuranların sayısı oldukça düşük. Oysa cinsel aktiviteler sırasında aniden ortaya çıkan şiddetli bir baş ağrısı, beyinde bir kanamanın işareti olarak gündeme gelebiliyor, bu ağrılar cinsel ilişkiden sonra geçmeyip günlerce sürebiliyor, devamında beyin felcine hatta ölüme bile yol açabiliyor.

Cinsel ilişki öncesinde, boşalma anında veya sonrasında ortaya çıkan baş ağrılarının tehlikeli bir durumun işareti olabileceğini, hatta ölüme bile sebebiyet verebilir. Cinsel birleşme sırasında nadir de olsa şiddetli bir baş ağrısının oluşabileceğini belirtilirken, özellikle boşalma sırasında aniden ortaya çıkan şiddetli baş ağrıları beyinde bir damar balonlaşması ya da damar yumaklaşmasının yırtılmasına işaret edebiliyor. Seksüel baş ağrısı olarak isimlendirilen bu durum, beyin kanaması ve ani ölüm riskinin ilk haberci olabileceğinden, mutlaka nörolojik olarak araştırılma yapılması için bir hekime başvurulması gerekiyor. Kendisinde veya ailesinden birinde migren hastalığı olanlarda seksüel baş ağrılarının daha çok görülebileceğine dikkati çekerken Erkeklerde üç kat daha fazla görülen seksüel baş ağrıları herkeste olabilir ama en sık yirmili yaşlar ve 35-45 yaşları arasında görülüyor. Hatta mastürbasyon bile seksüel baş ağrılarına yol açabiliyor. Bu nedenle ‘bu akşam başım ağrıyor yatak efsanesi’ bazıları için gerçek olabiliyor

PARTNERE KARŞI HİSSEDİLEN YOĞUN ÖFKE BAŞ AĞRISINA YOL AÇABİLİYOR!

Cinsel ilişki sırasında kalp hızı ve tansiyonun arttığını ve buna bağlı olarak baş ağrılarının meydana gelebilir. Baş ağrıları, öksürük, eksersiz ve cinsel ilişki ile tetiklenip başlayabiliyor, bunlar bir tür efora bağlı baş ağrılarıdır. Eğer kişi partnerine karşı isteksizlik yaşıyorsa ya da ona öfkeli veya kırgınsa stresli olur, stres de baş ağrısını tetikleyebilir ve cinsel ilişki tam bir kâbusa dönüşebilir, bunlar da strese bağlı baş ağrılarıdır.

ACİL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ GEREKTİĞİ NASIL ANLAŞILIYOR?

Cinsel ilişkiye bağlı baş ağrılarının iki tiptir. Altta yatan bir beyin hastalığı bulunmayan ve iyi huylu seksüel baş ağrıları adını verdiğimiz ilk tip, kalıcı bir hastalık yapmıyor ve hayati bir tehlike yaratmıyor. Kadın ve erkeği etkileyebilmekle birlikte, migrenin aksine erkeklerde daha sık görülebiliyor. 20-40 yaşları arasında yani cinsel aktifliğin yoğun olduğu yaşlarda ortaya çıkabiliyor. Cinsel aktivite ve heyecan arttıkça ağrısı yoğunlaşan iyi huylu seksüel baş ağrıları, boşalma veya orgazm öncesinde veya sırasında baş ve ensede, her iki tarafta birden olabiliyor. Mastürbasyon ile de başlayabiliyor. Birkaç dakika sürebildiği gibi saatleri de bulabiliyor. Çok rahatsız edici olabiliyor ve genellikle cinsel ilişkiyi sınırlıyor veya sonlandırabiliyor. Ağrıyı yaşayanlar, yine olabilecek endişesiyle cinsel ilişkiden kaçabiliyorlar. Ağrı başlayınca boşalmadan önce ilişkinin sonlandırılması ağrıyı kesilebiliyor. Bu tip baş ağrılarının kasların kasılmasından veya damarların genişlemesinden dolayı olduğu düşünülüyor. İkinci tip olan cinsel ilişki sırasında ilk kez ortaya çıkan seksüel baş ağrılarını hastalar hayatlarında yaşadıkları en kötü baş ağrısı olarak tanımlıyorlar. Bu nedenle aksi gösterilene kadar ciddi bir acil durum olarak değerlendiriliyor. Çünkü bu tip baş ağrıları genellikle anormal bir damarın yırtılması sonucu akut bir beyin kanamasına bağlı olabiliyor, hayatı tehdit edebiliyor, acil değerlendirme ve tedavi gerektirebiliyor.

NE YAPMAK GEREKİYOR?

Seksüel baş ağrılarında bilinçlenmek ve gerektiğinde tıbbi yardım aramak için bir hekime başvurmak gerekmektedir. “Hekimler önce hastayı dinliyor, sonra muayene ediyor, şüphe uyandıracak bir durum varsa tomografik inceleme yapıyor ve sonuçlara göre uygun bir tedavi planlanıyor. Muayenenin ve incelemelerin normal olması, hayati riski ortadan kaldırıyor, fakat ağrının rahatsız edici ve cinselliği sınırlandırıcı etkisi devam edebiliyor. Hatta ağrının yaşanması ve bu nedenle cinsel ilişkilerin sınırlandırılması, oldukça önemli ilişkisel sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle her ne olursa olsun bir tedavi gerekiyor. Seksüel baş ağrıları genellikle kendi kendine geçiyor. Ancak baş ağrısı uzadığında basit ağrı kesiciler almak gerekebiliyor. Eğer baş ağrısı sık ve rahatsız edici oluyorsa ilişki öncesinde baş ağrısını önleyici ilaçlar kullanılabiliyor. Sadece ensede veya başın arkasında ağrı oluyorsa, boyun kaslarını gevşetecek hareketler veya masaj işe yarayabiliyor. Cinsel faaliyeti ve seksüel heyecanı yavaş yavaş arttırmak da faydalı olabiliyor. Yorgun ve stresli dönemlerde, rahatsız pozisyonlarda veya kısa aralarla birden fazla kez ilişkiye girildiğinde seksüel baş ağrıları daha kolay ortaya çıkabildiği için, bu durumlardan kaçınmak gerekiyor, bazen birkaç hafta cinsel ilişkiden kaçınmak gerekebiliyor. Hatta seksüel baş ağrılarında stresi azaltmak, kilo vermek, eksersiz yapmak ve cinsel ilişkide daha pasif bir rol üstlenmek, ilişki sırasında her zaman uygulanan duruşu veya pozisyonu değiştirmek ve aynı gün ekstra cinsel aktiviteden veya aktivitelerden kaçınmak faydalı olabiliyor.”

Boşanmak Cinsel Sorunları Çözmüyor

Etiketler: , , , , Makaleler

2011 boşanma istatistiklerine göre, 2010 yılının ikinci altı ayında 33.139 çift, 2011 yılının aynı döneminde 33.702 çift boşanmış. Yani bir yıl içinde boşanma oranlarında yüzde 1,7’lik bir artış olmuş. Buna karşılık evlenme sayısında belirgin bir azalma söz konusu. Mahkeme tutanaklarına “şiddetli geçimsizlik” olarak geçen ancak boşanma sebeplerinin yüzde 20’sini teşkil eden “cinsel sorunlar” boşanma oranlarında önemli bir yer tutuyor. Boşanmaya yol açan cinsel sorunlar boşanmadan sonra devam edebildiği gibi, şekil de değiştirebiliyor. Ayrıca araştırmalar boşanmaların erkeklerin hayata karşı olan hevesini kırdığını gösteriyor. Peki, boşanma sonrası erkeklerin cinsel hayatında ne gibi değişiklikler oluyor

BOŞANMAK CİNSEL SORUNLARI ÇÖZMÜYOR!

Evli bir çifti boşanma noktasına kadar götürebilen cinsel sorunların boşanmadan sonra birden ortadan kalkmadığını, çoğu zaman daha da artarak devam ettiğini ve daha önceden olmayan başka sorunlarında bu süreçte ortaya çıkabiliyor. Sorunlu evliliklerde yaşanan iletişim sorunları, yoğun öfke ve kavgalar zamanla cinsel hayatı olumsuz etkileyebiliyor, zamanla eşler birbirlerinden ve cinsellikten uzaklaşmaya başlayabiliyorlar. Sorunlu evliliklerden sonra yaşanan boşanmaların faturası bazen cinselliğe kesilebiliyor. Bunun yarattığı olumsuz duygular beraberinde cinsellikten daha da soğumaya, kaçınma davranışları geliştirmeye, sosyal ilişkilerden uzaklaşmaya ve içine kapanma gibi davranışlara yol açabiliyor. Yani boşanmak cinsel sorunları çözmüyor.

ERKEKLER İÇİN DAHA ZOR!

Boşmak hem erkekler hem de kadınlar için zor. Ancak bazen boşanmanın psikolojik zorluklarını erkekler daha zor atlatabiliyor ve evliliklerinin sona ermesinin ardından çaresiz, mutsuz, kırgın, öfkeli ve stresli olabiliyorlar, kendilerini boşlukta hissedebiliyorlar, içlerine kapanabiliyorlar, aileden ve sosyal çevrelerinden kopabiliyorlar ve yalnız kalıyorlar. Ayrıca erkekler iş hayatında da boşanmanın ardından ciddi bir sarsıntı yaşayabiliyorlar. Hatta boşanma sonrası intiharı bile düşünebiliyorlar. Yapılan araştırmalara göre, boşanma sonrası depresyona girerek bağışıklık sistemi çöken erkeklerin ölüm riski kadınlara göre altı kat fazla olabiliyor.
Boşanmadan sonra erkeklerde en sık rastlanan cinsel işlev bozukluklarının sertleşme sorunları, erken boşalma ve cinsel isteksizlik boşanma sonrası geçmişe dönük olarak hissedilen yoğun suçluluk, öfke ve başarısızlık duyguları erkeklerde iktidarsızlığa neden olabiliyor. Hatta evliliğe ve kadınlara karşı beslenen olumsuz duygular zamanla cinsel isteksizliğe ve erken boşalmaya yol açabiliyor.” dedi.

BOŞANAN ERKELER FARKLI VE SIRA DIŞI DAVRANABİLİYORLAR!

Boşanma sonrası erkeklerin farklı ve sıra dışı davranışları olabilir. Hayal kırıklıklarıyla dolu bir süreç olan boşanma çok kolay anlatılamıyor. Çünkü kişiler yeni bir hayat kurmak ve bu hayata alışmak zorunda kalıyorlar, alışkanlıkları, arkadaşları ve sosyal çevreleri değişiyor, maddi sıkıntılar çekiyorlar ve para harcama alışkanlıklarını kaybediyorlar. Birçok erkek kendini gezmeye ve alışverişe verebiliyor ve bu durumdan bir başka kadınla tanışana kadar kurtulamıyorlar. Hatta kimi boşanmış erkekler boşandıktan sonra adeta bir ergen gibi davranarak, hemen bir partner bulup olabildiğince yoğun bir cinsellik yaşamaya çalışabiliyor ve sosyal statüsüne uygun olmayan davranışlar içine girebiliyor. Bazıları ise içine kapanabiliyor ve her türlü sosyal ilişkiden kaçarak depresyona girebiliyor. Örselenmiş bir egonun savunma tepkileri olarak değerlendirilebilecek her iki davranış zamanla cinsel hayatta sertleşme sorunu şeklinde kendini gösterebiliyor. Araştırmalar ayrılık travmasının yaklaşık üç yıl sürdüğünü gösteriyor. Bu nedenle ilk üç yıl içinde yaşanan ilişkilerde geçmişin etkisi sürebiliyor, sertleşme sorunu ve benzeri cinsel problemler yaşanabiliyor.

PEKİ, NE YAPMAK GEREKİYOR?

Boşanma sonrası erkeklerin yardım almaları gerekir. Boşanma sonrası cinsel sorunlar yaşayan erkekler öncelikle paniğe kapılmamalı ve yaşadıklarının içinde bulundukları duruma göre normal olduğunu kabul etmelidirler. Çünkü duygusal açıdan oldukça zor bir dönem olan boşanma ve sonrasında yaşanılanlar, erkeklerin üstünde bir yakının ölümünde veya bir organının kaybında yaşanacak kadar büyük bir travma etkisi yaratabiliyor. Erkek ayrılık sonrası geçmişiyle yüzleşebilmeli, yaşanan sorunlarda kendi sorumluluklarının farkına varabilmeli, hayatında yani bir başlangıç yapabilmeli ve cinsel hayatında geçmişe takılı kalmamalıdır. Ancak her şeye rağmen uzun süre sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin karamsarlığa kapılmamasında, bir cinsel terapiste başvurmalarında ve cinsel terapi almalarında fayda var. Böylece kendilerini çok daha özgür, hafif ve mutlu hissedebilirler.