Tag oyuncak

Tag oyuncak

Oyunun Önemi

Etiketler: , , , , Makaleler

ÇOCUĞUN İŞİ; OYUN

Çocuklar gün boyunca durup dinlenmeden oynarlar. Bizler çoğu zaman çocukların bu kadar oyuna düşkün olmalarına kızar, oyunu zaman kaybı, haşarılık, yaramazlık olarak adlandırırız. “Hiç oyundan bıkmaz mısın, hep oyun.” sözlerini oldukça sık tekrarlarız. Halbuki, oyun çocuğun gelişiminde en etken araçtır. Çocuklar için öğrenmenin en önemli yolu oyun oynamaktır.

Oyun nedir?

Oyun pek çok çalışmaya konu olmuştur. Yapılan bir araştırmada çocuklara pek çok faaliyet söylenmiş ve onlardan bunları oyun ve iş olarak ayırmaları istenmiştir. Çocukların oyun olarak adlandırdıkları faaliyetler incelendiğinde şu ortak özellik bulunmuştur: Çocuklar kendilerinin isteyerek başlattıkları faaliyetlere oyun diyorlar. İş dedikleri ise başkalarının onlardan yapmalarını istedikleri şeyler.

Oyun ne işe yarar?

Son yıllarda uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre oyun; çocuğun çevresini tanımasına, anlamasına, evinde ve etrafında olup bitenlere uyum sağlamasına, öğrenmesine ve öğrenmiş olduğu beceri ve bilgileri pekiştirmesine yardımcı olan çok önemli ve gerekli bir faaliyettir.

Özellikle okulöncesi yaşlarda oyun çocuğun en önemli ve ciddi işidir. Çocuklara göre bizler de oyun oynuyoruz. Onlar bizim yemek yerken, bir şeyler tamir ederken, işe giderken, araba kullanırken hep oyun oynadığımızı düşünürler. Bizim yaptıklarımızı taklit ederek, çevrelerindeki eşyalara dokunarak, deneyerek, bizim kullandığımız eşyalar yerine başka şeyler kullanarak bizim yaptığımızı yapmaya, anlamaya çalışırlar. Biz buna oyun diyoruz. Oyun aracılığıyla, çocuk dünyayı tanımaya, anlamaya ve kendini geliştirmeye çalışmaktadır. Bir Çin atasözünün dediği gibi: “Duyarım unuturum, görürüm hatırlarım, yaparım anlarım.” Yani oyun çocuğa bir şeyler yapma, deneme dolayısıyla da hayatı anlama imkanı tanır. Çocuk oyun yoluyla öğrenir. En iyi bilgi yaşayarak kazanılandır. Çocuklar da dokunarak, tadarak, görerek, yaparak, deneyerek öğrenirler. Bu da ancak oyun yolu ile gerçekleşir. Bundan dolayı, anne-babaların çocuklarına yaşayarak, dokunarak, görerek, işiterek, tadarak, yaparak öğrenmelerine fırsat vermeleri çok önemli. Bu da ancak oyun yoluyla olur. O zaman anne-babaların çocuklarına oyun oynamaları için fırsat vermeleri çok önemli.

Oyunun isteyerek yapılan birşey olması, çocuğun oyun sırasında daha iyi öğrenmesini etkiler.
İnsanlar istedikleri, hoşlandıkları şeyleri yaparken hevesli ve dikkatli olurlar. Çocuklar da oyun oynarken mutlu, hevesli ve dikkatlidirler. Hata yapmaktan korkmadıkları için her türlü denemeyi yaparlar, bu sayede öğrenmeye çok açık olurlar. Bizler de eğer evde tamirat yapmayı seviyorsak, en ufak bozuk birşey gördüğümüzde hemen aletlerimizi çıkarıp tamir ederiz ve bundan zevk alırız. Eğer tamirat işlerini sevmiyorsak, evdeki işler gözümüzde büyür de büyür, erteledikçe erteleriz. Özellikle bir çocuk için birşeyi isteyerek yapmak öğrenmenin tek yoludur.
oyunda önemli olan çocuğun oyunu boyunca yeni deneyimler kazanması
Oyunda önemli olan oyun sonucunda ortaya herhangi birşey çıkması değildir. Önemli olan çocuğun oyunu boyunca yeni deneyimler kazanması, yeni şeyler öğrenmesi bazen de yalnızca mutlu olmasıdır. Yani çocuğun bu sürede yaşadıkları ve bunlardan edindiği deneyimler önemlidir. Bu deneyimler; başkalarıyla birşeyler paylaşması, plan yapması, kendini düzgün ifade etmesi, daha iyiye ulaşmak için çaba harcaması, bedensel, zihinsel, sosyal ve duygusal becerilerini geliştirmesidir.

Çocuk oyun oynadığı sürece mutludur, çocuk için oyunun sonucu önemli değildir. Bizler ise işi yaparken değil, işin sonucunda ortaya çıkan sonuç ile ilgilenir, mutlu oluruz. Örneğin, bizi mutlu eden radyoyu tamir etmek değil, sonucunda radyonun çalmasıdır. İşte bu noktada çocukla büyüklerin ve oyun ile işin arasındaki fark ortaya çıkmaktadır. Oyunda önemli olan çocuğun mutlu bir şekilde oynarken birşeyler öğrenmesi, yeni deneyimler kazanması, hata yapmaktan korkmadan değişik yöntemler denemesidir. Oyunda öğrenme oyunun sonucunda çıkan ürün sonunda değil, oyun esnasında çocuğun yaşadıkları ile kazanılır. Çocuk oyun esnasında yaşadıklarından öğrenir. Ancak, bizler, çocuğun oyunu ile değil oyunun sonucu ile ilgilenirsek, çocuk “doğru, güzel” yapmalıyım diye kendini sıkıp, istediği gibi davranamaz. Sonuçta bu süreyi istediği gibi yaşayamadığı için oyundan fayda sağlayamaz.
Örneğin çocuk yaptığı resmi başkalarına beğendirmek çabasına girerse farklı şeyler yaratmaya çalışmaz, yalnızca “güzel” resimler yapmaya çalışır. Böylece çocuğun yaratıcılığını geliştirmesine fırsat vermemiş oluruz. Aynı şekilde, çok gol atarak babasını mutlu etmeye çalışan bir çocuk zevkle futbol oynayarak, bu oyunun keyfini çıkartıp birşeyler öğrenemez. Hırsla, belki de oyunun kurallarını bozmak, arkadaşlarını üzmek pahasına çok gol atma çabasına girişir.
Çocuğun oyununun onun gelişimine daha fazla yarar sağlaması için neler yapabiliriz?
Oyunun çocuğun gelişimine yararlı olduğunu unutmayıp onun oyun oynamasını kısıtlamaktansa oyun oynamasını desteklemeliyiz.

Çocuk oyun sırasında çevresi ile etkileşime girebilmeli, çevresindeki araç, gereç ve nesneleri deneyebilmeli, çevresi üzerine etki edebilmeli, nesneleri rahatlıkla kullanabilmeli, çevresi üzerindeki etkisini görebilmelidir.
Grup içinde oynamasını desteklemek için arkadaşları ile oynayabileceği ortamlar hazırlamalıyız.
Rahatça hareket edip, koşup oynayabilmesi için parklara götürmeliyiz.

Gösterişli olan oyuncakları değil, onun gelişimini, yaratıcılığını destekleyecek oyuncaklar almalıyız.
Onunla oyunlar oynamalı ama oyunda liderliği mutlaka ona bırakmalıyız. Yani oyunda kuralları onun koymasını sağlamalıyız.

Oyun gerçek hayatın bir kopyası gibi gözükse de gerçek hayat değildir. Bu yüzden oyunda bize saçma gelen şeylerden dolayı çocuğumuzu eleştirmemeliyiz. Örneğin; oyunda doktor hastaya iğne yapar, hasta hemen iyileşir.
Oyunda oyunun sonucuna değil, oyun sırasında neler yaşayıp, neler öğrendiğine önem vermeliyiz.

ÇOCUĞUMUZA NE TÜR OYUNCAKLAR ALMALIYIZ?

Kız oyuncağı, erkek oyuncağı diye ayırım yapmamalıyız. Her çocuk, her oyuncakla oynayabilir. Böylece çocuklar oynadıkları her oyuncaktan farklı bir takım deneyimler edinirler. Bu da onların deneyim ve becerilerini arttırır.
Oyuncakların sağlam ve dayanıklı olmasına dikkat etmeliyiz. Çocuk oyuncağı kullanırken her an kırılacağından korkmamalıdır. Çabuk kırılan bir oyuncak hem gereksiz masraflara, hem de çocukta hayal kırıklıklarına yol açacaktır. Ayrıca aileler de oyuncağın kırılacağı endişesi duymadan çocuğun oynamasına fırsat tanırlar.
Alacağımız oyuncağın keskin ve sivri uçlarının olmamasına dikkat etmeliyiz.
Farklı şekillerde kullanılabilecek oyuncaklar almalıyız. Tek bir şekilde kullanılan oyuncaklar hem çocuğun gelişimine çok fazla bir yarar sağlamaz hem de çocuk bu oyuncaklardan çabuk sıkılır. Oysa, LEGO türü takılıp çıkartılarak, farklı şeyler yaratabilen oyuncaklar hem yaratıcılığı teşvik eder, hem de her defasında farklı şekiller yaratmaya imkan sağladığı için çocuk tarafından çok uzun süreler bıkmadan kullanılır.
Çocuğa tabanca, tüfek gibi saldırgan davranışları körükleyen oyuncaklar almamalıyız.
Hep aynı tür oyuncaklar almamalıyız. (Örneğin, hep kamyon almamalıyız.)
Oyuncak almaya çocuğumuzla gidip, harcayabileceğimiz para miktarını söyledikten sonra oyuncağı onun seçmesine izin verebiliriz.

Bizler çocuğumuzla birlikte oyuncak yapabiliriz. Çocuk nasıl yapıldığını gördüğü, yapımında yardımcı olduğu oyuncağı daha çok sevecek, onunla daha uzun süreler oynayacak ve babası ile birşeyler paylaşmanın mutluluğunu duyacaktır.