Tag okul

Tag okul

Çocuğum Okula Hazır Mı?

Etiketler: , , , , , Makaleler

Bir çocuk için okula başlamak önemli bir yaşamsal döngüdür. İlk toplumsallaşma süreci olarak değerlendirdiğimiz okul süreci elbette sancılıdır. Okul öncesi eğitimi almış çocuklar, bu eğitimi alamamış çocuklara oranla ilkokula başlama sürecini daha kolay atlatabilmekte ve daha kolay uyum sağlayabilmektedir.

Bir çocuğun okula hazır olması, okulda kendisinden beklenenleri başarılı bir şekilde yerine getirmeye hazır olması, okul eğitimini başaracak gelişimsel düzeye gelmesidir.

Bir çocuğun yaşamın ilk beş yılı yaşam boyu gelişimini etkileyen çok önemli bir dönemdir. Çocukların erken dönemdeki deneyimleri ve çevreleri gelecekteki gelişimleri ile yaşamda ve okulda başarılı olması açısından ortam hazırlayan bir unsurdur.

Erken dönemdeki deneyimler beyin gelişimini etkiler. Böylece dil gelişimi, mantık yürütme, problem çözme, sosyal beceriler, konsantre olabilme ve sürdürebilme becerisi, uygun davranışlara karar verme becerisi gibi zihinsel süreçleri geliştirecek biçimde nöronal (sinirsel) bağlantılar oluşur.

“Çocuğum okula hazır mı?” sorusunun cevabını verirken, çocuğun tüm gelişim alanlarını değerlendirmek gerekir. Fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişim alanları ve öğrenmede en temel unsur olan dikkat becerisi alanının değerlendirilmesi sonucu bir çocuğun okul olgunluğunun olup olmadığı belirlenebilir.
Yukarıda saydığımız gelişim alanlarını tek tek inceleyerek çocuğumuzun okula hazırlık sürecinde hangi gelişimin alanlarına dikkat etmemiz gerektiğini belirleyebiliriz.

Fiziksel gelişim; küçük ve büyük kasların gelişimini içerir. Okula hazır bir çocuğun aşağıdaki kas becerilerini yerine getirmesi beklenmektedir; Kendi kendine giyinip, soyunabilme, kendi kendine elini yıkama ve kurulama, kendi kendine tuvaletini yapabilme ve temizleyebilme, dökmeden, çatal bıçak kullanarak yemeklerinin tamamını kendi başına yiyebilme, en az 6 kısımlı bir insan resmi çizebilme, ismini yazabilme, bazı şekil ve harfleri kopyalayabilme, sayıları yazabilme, makasla bir şekli kesip çıkarabilme, düğme ilikleyebilme, fermuar çekebilme, dengeli bir biçimde yön değiştirerek koşabilme, yüksek bir yere tırmanıp atlayabilme, tek ayak üzerinde birkaç kez sıçrayabilme, 2 ve 3 tekerlekli bisiklete binebilme. Zihinsel gelişim; algılama, dili anlama ve kullanma, kavram becerileri alanlarındaki gelişimleri içerir. Okula hazır bir çocuğun aşağıdaki zihinsel becerileri yerine getirmesi beklenmektedir; En az 1’den 20’ye kadar ezbere sayabilme, istenen sayıdaki nesneyi verebilme, basit toplama ve çıkartma işlemleri yapabilme, sırası karışık resimleri bir hikaye oluşturacak şekilde sıraya dizebilme, dün/bugün/yarın gibi zaman kavramlarını doğru kullanabilme, 4 ana şekli tanıyabilme, bir resimde gördüğü en az 4 nesneyi hatırlayabilme, zıt ve benzer kavramları doğru ve yerinde kullanabilme, duygu ve düşüncelerini anlaşılır ve akıcı bir biçimde aktarabilme, bir hikaye ya da masalı baştan sona dinleme ve anlatabilme, karşılıklı sohbet edebilme, soru sorabilme. Sosyal ve duygusal gelişim; çevresiyle etkili iletişim kurabilme ve sürdürebilme, duygularını kontrol edebilme ve ifade edebilme becerilerini içerir. Okula hazır bir çocuğun aşağıdaki sosyal ve duygusal becerileri yerine getirmesi beklenmektedir; Annne-babadan ayrı kalabilme, arkadaşları ile yaşadıkları sorunlarla baş edebilme, empati kurabilme, akranları ile pozitif ilişki içerisinde olabilme, arkadaşları tarafından kabul görülme, sorumluluk alabilme, kendini uygun bir biçimde koruyabilme, kızgınlık, üzüntü gibi duygularını diğerlerine zarar vermeden ifade edebilme, sınıf içi tartışmalara katılabilme, fikirlerini aktarabilme, okuldaki kuralların ve sınırların farkında olma ve uyum gösterebilme.

Dikkat gelişimi; konsantre olabilme, odaklanabilme ve sürdürebilme becerilerini içerir. Okula hazır bir çocuğun aşağıdaki dikkat becerilerini yerine getirmesi beklenmektedir;

Çeşitli uyaranlar arasından istenene odaklanabilme, yaşıyla orantılı sürede odaklanabilmeyi sürdürebilme, görsel, işitsel ve dokunsal olarak ayırt edebilme, eşleştirebilme, sınıflayabilme ve akılda tutabilme.

Bu alanların gelişimlerini tamamladığını belirlemek adına çocuklarla ilgilenen uzmanların, gelişim ve dikkat testleri uygulanması çok önemlidir. Bunun yanı sıra çocuğun, anasınıfı öğretmeninden ve ailesinden alınacak bilgiler ve hem okul hem de diğer sosyal ortamlarda sergilediği davranışlar çocuğun okula hazır olup olmadığı bilgisini bize sunmaktadır.

Aile olarak dikkat edilmesi geren noktalar şu şekilde özetlenebilir;çocuğa okul hakkında doğru, kısa ve gerçekçi bilgiler vermek, okul açılmadan önce başlayacağı okulu, sınıfı görmeye gitmek, okulun ilk gününü anlatan kitaplar okumak, çocuğun okulda ne kadar eğleneceğini anlatmak ancak abartıya kaçmamak, çokça arkadaşı olacağını ve yeni şeyler öğreneceğini ama kimi zaman da canının evde olmak isteyebileceğini söylemek, çocuğa adres ve telefon numarası öğretmek, ebeveyn olarak kaygılarımızı çocuğa belli etmemek, okulla ilgili kararlı duruş sergileyebilmek önemlidir.

Okula Uyum Süreci

Etiketler: , , , , Makaleler
Okula Uyum Süreci

Çocuğunun okula başlayacak olması büyük bir heyecandır anne baba için. Minicik yavrusunun büyüyüp de okul çağına gelmesine inanamazlar. Belki de ilk kez annesinden ayrılacaktır. İlk kez annesinden ayrı başka bir mekanda vakit geçirecektir çocuk. Bazen beklenen, bazen de beklenmedik tepkiler görülür. Onları anlayarak, bilerek, sabrederek ve destek olarak davranmak dışındaki diğer yöntemler de pek işe yaramaz bu dönemlerde.

En baştan veya sonradan başlayan uyum sorunu bir iki hafta içinde halledilebilir. (Halledilmesi beklenir.) Bu uyum süreci sıkıntıları bir ay ve sonrasında devam ediyorsa, farklı bir müdahale gerekmektedir.

Okula yeni başlamada uyum sürecindeki bu tepkiler, zorluklar sadece çocuk ilk kez anaokuluna başlayacağı zaman görülmez. Birkaç yıl anaokuluna gidip ilkokula başlama zamanı gelmiş bir çok çocukta da görülebilir. Bir okul kavramı, öğretmen kavramı artık gelişmiş olmasına, yuvada çok iyi bir zaman geçirmesine rağmen, ilkokula adım atarken uyum sürecini zorlu geçirmektedir bazı çocuklar.

Çoğunlukla okula başlamanın sadece çocuk için zorlu bir süreç olduğu düşünülür. Oysa çocuğu aileden ayrı düşünebilmek mümkün değil. Sadece çocuk için bir uyum dönemi değil, aynı zamanda anne-baba için de bir uyum dönemidir. Okullarda, ilk günlerde normalde çocuktan tepki vermesi beklenirken, rahatça sınıfında girip öğretmeni ile sorunsuz zaman geçirebilen çocuğun anne babasının okuldan ayrılmakta zorluk çektiği, çocuk olumsuz bir tepki vermemesine rağmen olumsuz tepki verebilme ihtimali ile sınıfa girmek isteyen ve çocuğu sıra olup sınıfına girerken ağlayan anne- babalar görülmektedir.

Uyum dönemini zorlu geçiren çocukların ailelerinde anaokulu döneminde geri adım atarak çocuğu okuldan alma, ilkokul 1. sınıfta da, “Acaba erken mi verdik bir yıl daha okuldan alıp bekletsem mi, anaokuluna geri mi dönsem düşünceleri “ belirir ve okul yetkililerine bu görüşlerle başvuran veliler görülmektedir.
Hem anaokuluna başlama hem de ilkokul birinci sınıfa başlamada dikkat edilmesi gerekenler, öneriler:

  • Hem anaokulu, hem ilkokul 1. sınıf için çocuklar mutlaka önceden hazırlanmalı.
  • Okul kavramı sohbetler içine girmeli hatta önce hikayelerle başlamalı.
  • Okulda kazanılacak şeyler için özendirilmeli.
  • Okul, mutlaka önceden çocukla birlikte gidilerek görülmeli.
  • Anne-baba kendi duygu ve düşüncelerini çocuğa belli etmeme konusunda çaba göstermeli. Evde bu konuda yapılan sohbetlerde o bir başka şeyle meşgulken bile antenlerinin çok açık olduğunu unutmamalı.
  • Yaşanan zorluk karşısında çocuğun okula devam etmesi ya da etmemesi gibi konular çocuğun yanında tartışılmamalı,
  • Okul ile mutlaka işbirliği yapılmalı. Duygusal bağ söz konusu olduğunda hepimiz büyük olasılıkla objektifliğimizi kaybedebiliriz. Bu işi profesyonel olarak yapan kişilerin bilgi ve tecrübelerinde yararlanmakta, onları dinlemekte fayda olacaktır. Durum eğer okulu aşan bir boyut gösterirse ya okulunuz sizi bir uzmana yönlendirecektir, ya da siz mutlaka bir uzmanla görüşerek bir süre yardım almalısınız demektir.
  • Hala ağlama tepkileri gösteriyorsa kızmamak ve onun duygularını ve korkularını anlayıp kabul etmek ve sabır göstermek önemlidir.
  • Evde yaptırılamayan şeyler için okulu kullanıp zorlamak da yapılmaması gerekenler arasında diyebiliriz. “ Şunu yapmazsan öğretmenine söylerim görürsün “ Bu tutum aynı zamanda anne-baba otoritesinin yine anne-baba eliyle ortadan kaldırılması anlamına da gelecektir.
  • Çocuğun eve döneceği saatlerde ( Anne de çalışıyorsa hiç değilse ilk haftalarda) evde olup onu karşılayabilmek, küçük sürprizler hazırlamak, çocuğun yapabildiklerini öne çıkartarak olumlu yanlarını pekiştirmek ( Aferin ….. ne kadar güzel yapabiliyorsun artık. Büyüdüğünü görmek çok güzel. gibi)
  • Bazı çocuklar ev ve okul yaşantılarını birbirine aktarmak istemezler. Okulda neler olduğunu, neler yaptığını merak ediyorsanız ama sorularınıza cevap alamıyorsanız ısrarla sormaktan vazgeçmelisiniz. Onunla farklı ortamlarda sohbet ve çeşitli oyunların içinde mutlaka merak ettiğiniz konularla ilgili şeyleri size kendi isteği ile anlatacaktır.
  • Sınıf arkadaşlarını siz de mümkün olduğu kadar tanımaya çalışın. Okul ortamı dışında görüştürmek, okul içindeki ilişkilerini de farklılaştıracak, paylaşımları arttıkça okulda birlikte zaman geçirme istekleri de farklılaşacaktır.